• https://www.facebook.com/pages/Nuh-Sevdal%C4%B1lar%C4%B1/1639195856299594?ref=bookmarks&__nodl
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam32
Toplam Ziyaret694578
Site Haritası
Saat
HASAN EŞME
hasanesme@hotmail.com
HEP KİTAP
04/01/2014

HEP KİTAP

Daha yeni bitirdiğimiz2013 yılının Şubat –Mart aylarında okuduğum aşağıdaki kitaptan ilginiziçekeceğini umduğum bazı bölümlerini size aktarmaya çalıştım.Umarım okumaalışkanlığı edinmenize yardımcı olur.

AĞRI’NINDERİNLİĞİ:ECE TEMELKURAN/EVEREST YAYINLARI-2009/379 SAYFA

“Ben Anadolu’yuyaşamak istiyorum. Uçak yaparsın, füze yaparsın ama Anadolu gitti mi bir dahageri gelmez. s.58”

“bizlere anlatılan,öğretilen hikayelere mesafe almamız hakikaten mümkün mü? Ta derinimize çakılancümleler büsbütün çıkarılıp atılabilir mi? s.65”

“Halklarımızın alınyazısı, bizim büyümemizi bekleyen ağır bilgi, uyuyor belki biz çocuklukülkesinden çıkana kadar. Tarih, o çocukluk ülkesinin çıkış kapısında bekliyorbizi, alıp aidiyetimizi, alnımıza kazımak için. Harflerle birlikte öğreniyoruzharflerimizin başka harflerden farklı olduğunu ve her harfle birlikte uyanıyoro dili konuşan insanların kaderi, bizi içine alıyor. s.80”

“Gelin, dini törendensonra kilisenin kapısında bir narı yere atıyor. Nar dağılıp taneleri saçılıncaetrafa, nar gibi gülüyor gelin… Bir kez daha nar taneleri kadar çoğalacak onungövdesinden bir halk. Nar tanesi gibi çoğalıp onlar gibi dayanacak birbirine.Kırıldığında da dağılacak etrafa ve gizlenecek kilisenin görünmez yerlerinekaçıp giden nar taneleri gibi. s.110”

“İyilikle yaşlanmış,bir ömre birkaç hayat sığdırmayı başarmış ihtiyar kadınların kucağına herkessığabilir. Bu kucakta, bu evde o kadar çok şey birikmiştir ki siz de kendihayatınızı bulabilirsiniz orada, aradığınız soruların cevaplarını, her türlükafa karışıklığı için hikayeler ve ruh pası için her türlü sabun… s.111/112”

“Söz söylemek,insanlığın yüreğine bir kürekle dalıp pası, pusu kaldırmak, bulanıklık yerineberrak hakikatleri koymaktır. Hakikatli söz, insanları öfke ve nefretingürültüsünde gözlerinin yarısını yitirmişken onlara gözlerinin kayıp yarısınıverendir. İnsanlığın ortak kederini, birinin acısını diğerine yeğ tutmadan, birinisuçlayıp diğerini topyekün masum ilan etmeden anlatabilmektir hakikatli sözünderdi. s.138”

“İnsanlığın kederi yada kaderi karşısında efendi duranın sözü nazik olur. Bir tek bağırıpçağıranların sözleri keskin ve kabadır. s.139”

“Kurban, anlatarakiyileşir. Anlatmak iyileşmektir. Doğurduğumuz çocuklar ise bizi sonsuz severek,acımızın genetiğini bizimle paylaşarak yalnızlığımızı hiç kimsenin yapamayacağıkadar çok hafifleten müttefiklerimiz. İçlerine umutlarımızı, beklentilerimizi,hayallerimiz ve yeminlerimizi koyduğumuz, geleceğe bıraktığımız, büyüyen camşişeler. Belki de bize yaptığı haksızlığın öcünü hayattan böyle alırız. s.191”

“İnsanlık tarihiboyunca vicdan ve konuşmaya inanıp konuşmakta ısrar edenler hep azınlıktakaldı. Kalabalıklara tercüme edilemeyen nesi var bu kavramların?Kalabalıklaşınca insan aklı ve vicdanı niye yerini öfkenin kulak delici,kalpsiz sesine bırakıyor? Hep birlikte konuşmanın bir yolu olmalı. Hep birliktebir şey söylemenin… s.225”

“İçeride Türklükadına yapılan kötülükleri, dışarıda Türk olduğun için sana yapılan kötülüklerieleştirmeyi, bütün bu kavgaları ortadan kaldırdığında… Biz kimiz? Türklüğümüzüniçinde ya da dışında nasıl duruyoruz? Nasıl durmalı? s.226”

“Kadınların özel birkonuşma biçimi vardır. Birbirlerinin seslerini yere düşürmemek için birinincümlesi bitmeye yakın tutup elinden sözcüklerin, başka bir cümleyle devamettirirler sesi. s.231”

“Evet kendimi birgüvercinin ruh tedirginliği içinde görebilirim, ama biliyorum ki bu ülkedeinsanlar güvercinlere dokunmaz.

Güvercinler kentin taiçlerinde, insan kalabalıklarında dahi yaşamlarını sürdürürler.

Evet biraz ürkekçeama bir o kadar da özgürce. s.246 - 10 Ocak 2007, Agos/Hrant Dink”

“Kalabalıklar böylehatırlıyor belki. Yeni bir ölümle eski ölümlere dönüyor ve ölümündurdurulamayan çarkına kahroluyor Hrant’ın gidişiyle. Sadece Ermenilerinölümüne değil, Türkleri, Kürtlerin, Süryanilerin, solcu çocukların… Hepsininölümüne, bu ülkenin ölümden kurulmuş olmasına kahroluyor bu insanlar. s.249”

“En sert olanları, ensekter olanları kimse öldürmez. Onlar karşılıklı bir oyunun parçasıdır.Öldürülenler, bu oyunun parçası olmak istemeyenlerdir. Onlar oyunun varlığına,dolayısıyla kavga eden tarafların varlığına karşı bir tehdittir. Bu yüzdendirki hep onlar kurban seçilirler. s.263”

“Öfke her zaman kötübir şey değildir. Bazen dik durmaya yarar, diriltir insanı. s.265”

“O kadar açtık ki birgece önce yenmiş balıkların kemiklerini sefer tasına koyup okula getirirdim.Sonra kimsenin görmeyeceği bir köşeye çekilir kemiklerin üzerinde kalan etlerididiklerdim. O yüzden hiçbir zaman yemek kötü demeyeceksin. s.280”

“Hikayelerçığlıklardan daha güçlüdür. Hikayeler, gürültülerden daha uzun sürer. s.281”

“İki tarafta da bunarin ve özenli dili tutturabilecek üçüncü bir tarafı oluşturacak kadar insançıkar mı acaba? s.294”

“Her zaman konuşmakgerekmiyor yani, bunu fark ediyorum. Bazen susmak da gerekiyor onlarkonuşurken. Sadece susmak, iyi susabilmek. Çünkü onların buna ihtiyacı var. s.305”

“Gazetecilersatılıktır. Türk gazetecileri de en ucuzlarıdır! s.331”

“Belki de dünya çokhızlı dönüyor ve biz üzerinden düşmemek için birbirimize, bizi birbirimizebağlayan hikayelere tutunmak zorundayız. s.361”

“Onurumuzu korumakiçin gururlu olmamız gerektiğini zannedenlerin çocuklarıyız. Oysa tam tersidir,en çok gururumuzu korurken kaybediyoruz onurumuzu, bunu en çok biz biliriz. s.366”

“Kardeştik bir zaman.Şimdi tek çaremiz arkadaş olmak. Ne seçmiştik kardeş olmayı, ne de bir günolmamayı. Ama arkadaşlar seçilirler. Arkadaşlar hep kendilerine benzeyeniseçerler. Arkadaşlar tıpkı seninle benim gibi birbirlerine benzerler. s.369”

“Hala bir ülkeyiseviyor, hala onun için çıkış yolları arıyorduk. Biz artık hangi ülkeyi seviyorduk?Ülkenin kırıntıları parçalanıp elimize gelirken… O sevdiğimiz ülkeden geriyegiderek daha az, giderek çok daha az küçük kırıntıları kalırken hangi ülke içinbu kadar kederleniyorduk? s.370”

“Sevdiğin insanlarlabirlikte nereye ait olduğunu, kim olduğunu düşünmeden, bunu düşünmeyezorlanmadan yaşayıp gitmek istiyorsun. Bir insan olarak ve insan gibi geçmekistiyorsun dünyadan. O eski şarkılardan birinin nasıl başladığını unuttuğundayanındaki hatırlasın istiyorsun. Sarhoş olduğunda, yeni uyandığında, uyumaküzereyken, rüyanda, sevişirken, kızınca, ağlarken kendi dilinde konuşmakistiyorsun. Basit aslında. Küfür ettiğinde için soğusun istiyorsun. s.374” 

Bol kitap okunasıgünlerin tez gelmesi dileklerimi dostlarımında paylaşmasınıdiliyorum.04.01.2014/KİRAZ



2381 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BAYRAM'I YİTİRDİK - 25/03/2015
Eğitim emekçimiz,canımız,arkadaşımız,kardeşimiz Bayram'ı bizden koparıp aldı.Küçücükten başlayan birliktelik bazen çocuksu tavırlarla,çoğu zamanda bilge kişi tavırlarıyla 50 yıldan bu yana sürüp geldi.
Sevinmek ve sevmek - 27/02/2015
Toplum olarak
HAŞAŞ HAVLASI(HAŞHAŞ HELVASI) - 02/08/2014
Yeşil bitkisinden, kozasından, saplarından yararlandığımız haşhaş bitkisinin tanelerinin ezilmesiyle(sürtülmesiyle) kullanılan yiyecek türü de çoktur.
EVA LUNA ANLATIYOR. - 30/05/2014
Isabel Allende/Türkçesi: Eren Yücesan, Can Yayınları-1991 252 sayfa. Kitabı okumaya başlarken acaba okusam mı okumasam mı dediğim kitaplar vardır. Okumaya karar verinceye kadar zorlanırım.
YİTİRİLEN DEĞERLER-61:TEZ PİŞTİ - 08/05/2014
Bizim çocukluğumuzun afıyan çapasında, tırpan tarlasında, arpa yolmasında sofralarımızın olmazsa olmazı bir tatlı türümüzdür.
KÖY ENSTİTÜLERİ, CEMAZİYELEVVEL VE BEKİR HOCA - 17/04/2014
Hürriyet’in 21 Aralık 2013 günlü “Yeter Söz Milletin” köşesinde Hilmi Dinçer imzalı yazıyı okuduğumda anılara dalıp gittim.
ÇEVREDEN - 27/02/2014
Kiraz’da yürüyüş parkımız çok güzeldir. Yürüme işi zevkle yapıyoruz.
KİTAP: ALBAYA MEKTUP YOK - 20/02/2014
Gabrıel Garcia MarQuez- Çeviri: Handan Saraç
TATİL OKUMASI - 28/01/2014
Bu öğretim yılının dinlenme tatilinde küçük kızlarım Yaren ve Eylül’le birlikte Kiraz’dayız.
 Devamı
Üyelik Girişi
Etkinlik Takvimi
Canlı İzle

Hava Durumu