• https://www.facebook.com/pages/Nuh-Sevdal%C4%B1lar%C4%B1/1639195856299594?ref=bookmarks&__nodl
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam31
Toplam Ziyaret694485
Site Haritası
Saat
HASAN EŞME
hasanesme@hotmail.com
DAĞ ÇİLEĞİ İLE SANDAL
16/12/2013

DAĞ ÇİLEĞİ İLE SANDAL

Tire’ye doğru Gümedağ doğa yürüyüşü hazırlıklarımızsabahın altısında başladı. Oğlum Veli, ben ve iki arkadaşı yedi buçukta ÖdemişSalı Pazarı Meydanı’na vardık. Oradan minibüse binerek Tire’deki Derekahve’yeulaştık. O kadar güzel bir yer ki bu mevsimde böyleyse yazın bu güzellik, üstünekatlar. Yolu düşen dostların uğrayarak hem dinlenmesi hem de eğlenmesi için birşeyler yiyip içmesinde yarar var diyorum. Çaylarımızı içtikten sonraKiraz-Ödemiş-Tire yürüyüşçüleri iki guruba ayrılarak yola düştük. Tire’ninüstünde asfalt yoldan ayrılıp dik yukarı patika yollardan tırmanmaya başladık. Devçınar, kestane, ceviz ve meşe ağaçları, çaltı dikeni, çalı süpürgesi ağacı,kuşkonmaz ağacı ve çeşitli otlar içinde gidiyoruz. Yukarılardan hortumlariçinde indirilen suların hortum çatlağından fışkıran zerreleri dallarasıçramış. Damlacıklar donunca şelale gibi doyumsuz seyirlik bir şekiloluşturmuş. Seyretmek ve fotoğraflarla belgelemek için ilk molamızı verdik.Arkadaşların bazısı buradayken biz az yukarı çıkıp çevreyi incelemeye başladık.Karşı yamaçtaki ağaçların yeşil yaprakları arasında gördüğüm kırmızılıklar benimilgimi çekti. Yanımdakilere sorunca dağ çileği olabileceğini söylediler.Tırmanışımız sürerken ayaklarımızın altında dallardan dökülmüş kırmızı meyvelergördük. Başımızı yukarıya kaldırınca dağ çileklerini görüp yol boyu epeyceyedik.  Biraz daha tırmandığımızda ise yine kırmızımeyveler tatmaya başladık. Biz dağ çileği yemeyi sürdürüyoruz derkenarkadaşlardan birisi bunun sandal ağacının meyvesi olduğunu söyledi. Ötekinegöre renginin portakal sarısı-açık kırmızı renkli, yüksek şekerli olduğunu anlattı. Tırmanışımızı sürdürürken rehber arkadaş telefonla kırk kişilik ekiple yoldaolduğumuzu ve hazırlığını ona göre yapmasını birisine söylüyordu. Meraklandıkama bir şey söylemedik. Aşağılarda bıraktığımız asfalt yola yeniden kavuştuk. Buyol Tire –İncirliova asfalt yoluydu. Yolun üst tarafında Paşa Çeşmesi suyunugelip geçenler içsin diye akıtırken onun az ilerisinde aynı adla çalışmasınısürdüren dinlenme yeri vardı. İçeceklerle balık çeşitleri yapıp gelen geçeninhizmetine sunuyordu. Rehberimizin az önce bağlantı kurduğu mola yerinin burasıolduğunu öğrendik. Birlikte içeriye girdik. Parça parça olan masalarıbirleştirip çevresine sandalyeleri sıraladık. Herkes çantasında bulunanyiyecekleri masaların üstüne çıkardı. Çeşitlerden olabildiğince herkes tatsındiye paylaştırma yapıldı. İşletmecinin getirdiği çaylarla azıklarımızı yedik.Ortalığı toplayıp dönüş hazırlıklarına başladık. Yolun alt tarafına inmişarkada kalanları beklerken rehberimiz yolun öyküsünü anlatmaya başladı:

“Cumhuriyetin ilk yıllarınınİzmir Valisi Kazım Dirik Paşa, yanındaki yardımcısıyla birlikte at üstünde köyköy, ev ev dağ-bayır demeden dolaşırmış. Yolu Tire dağlarına düşmüş. Bakmışevler tek tük. Aralarında yol yok, iz yok. Buna çözüm bulmak için çevredeki Yörükleribir araya toplamış. Aralarında şöyle konuşma geçmiş:

-Evleriniz çok parçalı ve dağınık.Devlet okul yapacak su getirecek. Bunlar yolsuz olmaz. Sizler kazma kürekleevlerinizi ana yola bağlayacaksınız.

-Olur Paşam!

-Ne zamana kadaryaparsınız?

-Çok kısa sürede.

-Üç aya kadar hazır edin,demiş. Oradan ayrılmışlar.

Aradan geçen zaman içindePaşa yeniden gelmiş bakmış ki yola daha bir kazma vurulmamış. Buna çok üzülenVali paşa çevredekileri toplayıp:

-Yarından tezi yok, hepinizovaya ineceksiniz. Devlette hizmetlerini yapacak, demiş. Oradakiler telaşla:

-Aman Paşam! Biz Yörüklerdağlarda hayvan otlatırız. Ovada ne yapacağımızı bilemeyiz. Bizi yerlerimizdenkoparma, diye yalvarmışlar. Vali dayanamayıp:

-Öyleyse size iki ay izin.Yollarınızı yapın, demiş.

Verilen süre içindegerçekten bağlantı yolları hazır edilmiş. Ancak sınırdaki Eğridere köylüleriyetiştirdikleri o güzelim incir ve kestanelerinin Aydınlılar tarafından alınıpçalınacağını söyleyip yollarını yapmamış. Diğer yerler asfalt kaplandığı haldebu dokuz kilometrelik yol günümüzde bile topraklı olarak hizmet veriyormuş. İştebu çeşme ve İzmir’in birçok dağ yolundaki yapılan çeşmelere Paşa Çeşmesi  adı valinin çalışma ve çabalarınıölümsüzleştirmek için verilmiş.”

Biz öyküyü dinlerkenarkadaki arkadaşlarında toplanmasıyla dönüşe geçtik. İnişimiz çıkışımızdan dahakolay ve neşeli olarak Derekahve’deki molaya kadar sürdü. Burada içtiğimiz saleplerdegerçekten yorgunluk giderdi. Minibüsümüze binerek adını Kuvayı MilliyeKahramanı Gökçen Efe’den alan Gökçen’in eski adıyla özdeşleşmiş olan nohutmayalı Kahrat Ekmeği’ni de alarak Ödemiş’e geldik. Orada vedalaşıp biz Kiraz’ayöneldik. Arabadan indiğimizde gün inme zamanıydı. Evlerimize dağıldık. Buunutulmayacak gezi anılarını sizlerle paylaşırken biraz yorgunluğun yanındamutluluk duygularımı da katarak günü sizlerle paylaşmak istedim. 16.12.2013/KİRAZ

 



2059 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BAYRAM'I YİTİRDİK - 25/03/2015
Eğitim emekçimiz,canımız,arkadaşımız,kardeşimiz Bayram'ı bizden koparıp aldı.Küçücükten başlayan birliktelik bazen çocuksu tavırlarla,çoğu zamanda bilge kişi tavırlarıyla 50 yıldan bu yana sürüp geldi.
Sevinmek ve sevmek - 27/02/2015
Toplum olarak
HAŞAŞ HAVLASI(HAŞHAŞ HELVASI) - 02/08/2014
Yeşil bitkisinden, kozasından, saplarından yararlandığımız haşhaş bitkisinin tanelerinin ezilmesiyle(sürtülmesiyle) kullanılan yiyecek türü de çoktur.
EVA LUNA ANLATIYOR. - 30/05/2014
Isabel Allende/Türkçesi: Eren Yücesan, Can Yayınları-1991 252 sayfa. Kitabı okumaya başlarken acaba okusam mı okumasam mı dediğim kitaplar vardır. Okumaya karar verinceye kadar zorlanırım.
YİTİRİLEN DEĞERLER-61:TEZ PİŞTİ - 08/05/2014
Bizim çocukluğumuzun afıyan çapasında, tırpan tarlasında, arpa yolmasında sofralarımızın olmazsa olmazı bir tatlı türümüzdür.
KÖY ENSTİTÜLERİ, CEMAZİYELEVVEL VE BEKİR HOCA - 17/04/2014
Hürriyet’in 21 Aralık 2013 günlü “Yeter Söz Milletin” köşesinde Hilmi Dinçer imzalı yazıyı okuduğumda anılara dalıp gittim.
ÇEVREDEN - 27/02/2014
Kiraz’da yürüyüş parkımız çok güzeldir. Yürüme işi zevkle yapıyoruz.
KİTAP: ALBAYA MEKTUP YOK - 20/02/2014
Gabrıel Garcia MarQuez- Çeviri: Handan Saraç
TATİL OKUMASI - 28/01/2014
Bu öğretim yılının dinlenme tatilinde küçük kızlarım Yaren ve Eylül’le birlikte Kiraz’dayız.
 Devamı
Üyelik Girişi
Etkinlik Takvimi
Canlı İzle

Hava Durumu