• https://www.facebook.com/pages/Nuh-Sevdal%C4%B1lar%C4%B1/1639195856299594?ref=bookmarks&__nodl
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam59
Toplam Ziyaret681733
Site Haritası
Saat
HASAN EŞME
hasanesme@hotmail.com
NUH'TA BAYRAM BÖYLE GEÇTİ
25/04/2013

İÇİ BOŞALTILMIŞ KONUŞMA

Bahar havasının kendini doğaya hissettirmesiyle Nuh’umuzda hareketlendi. Benim gibi yurtiçi gurbetçilerle yurtdışı gurbetçilerde kendini göstermeye başladı. Hastalık, ölüm, sünnet, nişan, asker eğlencesi, düğün derken yoğunluk arttı. Bayram töreniyle asker eğlencesini bir arada görüp içinde bulunalım diye Pazar akşama doğru kasabamıza geldik. Günlerdir soğuk giden havalarda ısınmaya başladı. Gece yarısından sonra Cumhuriyet Meydanı’na kadar yaptığım gezintide çevrenin Atatürk resimleri ve Türk bayraklarıyla donatıldığını görünce mutlu oldum. Bu mutluluğa çeşitli kuş ve kurbağa sesleri de eşlik ediyordu.

Sabah erkenden uyanıp aşağılara indiğimde belediye çalışanlarının, iki öğretmen arkadaşın ve bir muhtarın bayram yerini ve gereçlerini hazırlama çalışmaları sürüyordu. Belediye başkanı ile içeride ve dışarıda bulunan bu çalışkan dostların ayrı ayrı ellerini sıkarak Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramlarını teker teker kutladım. Aşağıya inerken okulun önündeki öğretmen-öğrenci hareketliliği beni eski bayramlarımızdaki uğraşlarımıza götürdü. Bu arada kasabayı tur amaçlı bandolu bayram geçişine başladılar. Aşağıdaki işlerimi bitirip tören yerine varıncaya kadarda öğrencilerle öğretmenlerin geçiş yürüyüşünü tamamlamış ve yerlerini almış olduklarını gördüm. Bende boş olan bir sandalyeye oturduktan sonra çevreyi gözlemlemeye başladım. Kasabamız halkının yoğun ilgisi vardı. Sandalyeler dolmuş, çevredeki evlerin camlarından ve balkonlarından izleyenlerde görünüyordu. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’mızın okunması sırasında herkesin ayağa kalkması görülmeye değerdi. Töreni açış konuşmasının ardından yapılan günün anlamını anlatan konuşma üzerinde durmak istiyorum.

Bilenler veya benim gibi az bilenler satranç oyununu düşünsün. Satranç tahtası, şah,  kale, fil, vezir, at ve piyon bu oyunun araçlarıdır. Oyunun en önemli elemanları her iki oyuncunun şahlarıdır. Şahı karşı oyuncunun taşları tarafından yenilen oyuncu mat olur. Önünüze çıkan herhangi bir kişiye satranç araçlarını say dediğinizde şah dışındakileri sayıp ta şahı pas geçerse aklınıza o kişiyle ilgili iyi şeyler gelmez. Bayram programı(bunun içinde konuşma ve diğer tüm etkinliklerde bulunur) öğretmenler kurulunca seçilen komisyonca incelendikten sonra okul müdürlüğüne verilir. İşte bu üzerinde durduğum bayram konuşmasında Osmanlı ve Kurtuluş Savaşı döneminin önde gelen kişilerinden övgüyle bahsedildi. Ne hikmetse Mustafa Kemal Atatürk adının ne tamamı, ne de azı ağıza bile alınmadı. Zaten öğretmen doğaçlama konuştu sanıyorum. Konuşması bitince elinde herhangi bir yazı yoktu veya ana yazıyı ortaya çıkarmadan aklındakileri konuşup geçti. O yüzden bu konuşmayı şahsız satranç oyununa benzettim. Bu konuşmaya yer yer tepkiler oldu ama tören ortamı bozulmasın diye fazla üzerine gidilmedi. Bütün olarak en küçük öğrenciden en büyüğüne, öğretmeninden okul müdürüne hazırlık ve sunuş güzeldi. Ancak ülkenin yoktan var edilip (kurtuluş savaşı başlangıcı, kongreler, meclis açılışı, Sakarya ve Başkumandanlık savaşları) cumhuriyetin kurulmasında en büyük paya sahip Atatürk’ün adının anılmaması bu güzellikleri gölgede bırakan koca bir leke olarak kutlamaların güzelliğine gölge düşürdü. Törene gelmeyen belediye meclisi üyeleri de bunun üzerine tuz biber ekti. Yönetme ve yöneticilik işinin zincirin halkaları gibi parçaların birleşmesiyle olduğunu anımsayacakları günleri bekliyor ve özlüyoruz.

Sanırım konuyla ilgili bir açıklama olacaktır. Bunu Atatürk’ün yaptıklarını bilen olarak, emekli bir öğretmen olarak, hele hele töreni başından sonuna kadar izleyen kasaba sakinleri olarak benim ve herkesin bilmeye hakkımız olduğunu sanıyoruz.25.04.2013/ESKİŞEHİR



2317 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BAYRAM'I YİTİRDİK - 25/03/2015
Eğitim emekçimiz,canımız,arkadaşımız,kardeşimiz Bayram'ı bizden koparıp aldı.Küçücükten başlayan birliktelik bazen çocuksu tavırlarla,çoğu zamanda bilge kişi tavırlarıyla 50 yıldan bu yana sürüp geldi.
Sevinmek ve sevmek - 27/02/2015
Toplum olarak
HAŞAŞ HAVLASI(HAŞHAŞ HELVASI) - 02/08/2014
Yeşil bitkisinden, kozasından, saplarından yararlandığımız haşhaş bitkisinin tanelerinin ezilmesiyle(sürtülmesiyle) kullanılan yiyecek türü de çoktur.
EVA LUNA ANLATIYOR. - 30/05/2014
Isabel Allende/Türkçesi: Eren Yücesan, Can Yayınları-1991 252 sayfa. Kitabı okumaya başlarken acaba okusam mı okumasam mı dediğim kitaplar vardır. Okumaya karar verinceye kadar zorlanırım.
YİTİRİLEN DEĞERLER-61:TEZ PİŞTİ - 08/05/2014
Bizim çocukluğumuzun afıyan çapasında, tırpan tarlasında, arpa yolmasında sofralarımızın olmazsa olmazı bir tatlı türümüzdür.
KÖY ENSTİTÜLERİ, CEMAZİYELEVVEL VE BEKİR HOCA - 17/04/2014
Hürriyet’in 21 Aralık 2013 günlü “Yeter Söz Milletin” köşesinde Hilmi Dinçer imzalı yazıyı okuduğumda anılara dalıp gittim.
ÇEVREDEN - 27/02/2014
Kiraz’da yürüyüş parkımız çok güzeldir. Yürüme işi zevkle yapıyoruz.
KİTAP: ALBAYA MEKTUP YOK - 20/02/2014
Gabrıel Garcia MarQuez- Çeviri: Handan Saraç
TATİL OKUMASI - 28/01/2014
Bu öğretim yılının dinlenme tatilinde küçük kızlarım Yaren ve Eylül’le birlikte Kiraz’dayız.
 Devamı
Üyelik Girişi
Etkinlik Takvimi
Canlı İzle

Hava Durumu